Güç tuşuna bastıktan sonra Windows masaüstünün gelmesini 40-50 saniye bekliyorsanız, bunun sebebi düşündüğünüz şey olmayabilir. Hatta bilgisayarınızda hızlı bir SSD olsa bile bu durumla karşılaşabilirsiniz.

Çoğu kişi bilgisayarının geç açılmasından tamamen Windows’u sorumlu tutuyor. Fakat açılış süresinin ne kadarının Windows, ne kadarının BIOS olduğunu aslında hiç bilmiyoruz. Bazen Windows arka planda yalnızca 8-9 saniyede açılıyor; geri kalan 30 saniye anakartın donanımı hazırlamasıyla geçiyor.

Açılışın Arkasındaki Lojistik

Güç tuşuna bastığımız an, dosyaların diskten RAM’e kopyalanmasından çok daha fazlası gerçekleşir. Süreç ilk etapta anakartımızın, yani BIOS veya UEFI’nin donanımları tek tek kontrol etmesi ve uyandırmasıyla başlar. Donanımlar onay verdikten sonra kontrol işletim sisteminin çekirdeğine devredilir.

Tam bu noktada Windows’ta ‘Hızlı Başlatma’ özelliği açıksa, Windows çekirdeği tamamen sıfırdan oluşturmak yerine, önceki oturumdan kaydettiği özel bir dosyadan çekirdek durumunu doğrudan RAM’e geri yükler. Eğer bu özellik kapalıysa, her şey sıfırdan başlatılır. Dolayısıyla, sistemin geç açılma nedeni diskin saf okuma hızından ziyade, bu devir teslim zincirindeki duraksamalardır. Eğer BitLocker, çift işletim sistemi veya bazı eski sürücüler kullanıyorsanız, Hızlı Başlatma zaten beklenmedik yavaşlamalara veya kararsızlıklara da neden olabilir.

Görev Yöneticisi ile Teşhis & Gerçek Örnek

Kendi bilgisayarınızdaki durumu anlamak için tahminde bulunmaya gerek yok, bunu doğrudan ölçebiliriz. Görev Yöneticisi’ni açıp Başlangıç Uygulamaları sekmesine gelirseniz, sağ üst köşede ‘Son BIOS Süresi’ adında bir değer göreceksiniz.

Masaüstü sistemlerde bu sürenin 15-20 saniyenin üzerinde olması dikkat edilmesi gereken bir durum olabilir. Ancak bazı DDR5 sistemlerde, anakartın kararlılığı sağlamak adına yaptığı RAM training süreçleri nedeniyle BIOS süresinin biraz daha uzun çıkması normaldir. Eğer donanımınız DDR5 değilse ve bu süre yüksekse; güncel olmayan bir BIOS sürümü veya arkada takılı unutulmuş harici diskler anakartınızı Windows’a sırayı devretmeden önce oyalıyor demektir.

Ekranda gördüğünüz bu örnekteki gibi; BIOS süresi 27 saniye olan bir sistemde sadece anakart yazılımını güncelleyerek ve gereksiz donanım aramalarını kapatarak bu süreyi 9 saniyeye düşürmek mümkün. Eğer sizde BIOS süresi düşükse ama masaüstü geldikten sonra sistem kendisini toparlayamıyorsa, aşağıdaki listede Steam, Discord gibi uygulamaların yanındaki ‘Yüksek Etki’ uyarılarına odaklanmanız gerekir.

SSD Durumu ve Windows Update

Eğer sisteminizde hâlâ mekanik bir sabit disk, yani HDD varsa, diskin doğası gereği bu süreç zaten yavaş işleyecektir. Ancak sisteminizde SSD olmasına rağmen bir tıkanma varsa, burada pek üzerinde durulmayan iki detay devreye giriyor.

Birincisi, SSD’nizin doluluk oranı. SSD’niz neredeyse tamamen dolduğunda, disk boş alanı yönetmekte zorlanmaya başlar. Özellikle büyük dosyalar yazılırken performans düşebilir. Windows açılırken de benzer yazma işlemleri yaptığı için bu durum açılış süresine yansıyabilir. Bu yüzden sistem diskini tamamen doldurmamak, orada en azından %15-%20 civarında boş alan bırakmak iyi bir uygulamadır.

İkinci detay ise Windows güncellemeleri. Eğer bilgisayarınız normalde hızlı açılıyor ama yalnızca bazı günlerde çok uzun bekliyorsa, bunun sebebi çoğu zaman Windows Update’in arka planda yaptığı yapılandırma işlemleridir. Böyle durumlarda sabırlı olmak ve sistemin arka plandaki optimizasyonları bitirmesini beklemek en doğru yaklaşımdır.

Özet Teşhis Tablosu

Durumu hızlıca özetlemek gerekirse, ekrandaki bu basit tablo üzerinden kendi sisteminizin darboğazını saniyeler içinde teşhis edebilirsiniz. Unutmayın; bilgisayar performansını artırmak çoğu zaman yeni donanım almakla değil, sorunun hangi aşamada başladığını doğru teşhis etmekle başlar.

Görev Yöneticisi’ni açıp Son BIOS Süresi değerinizi ve bilgisayar modelinizi yorumlara yazın. Birlikte bakalım; sorun BIOS tarafında mı, Windows’ta mı, yoksa başlangıç uygulamalarında mı?

Bu sitede karmaşık teknik konuları herkesin anlayacağı şekilde, mühendis gözüyle ve sade bir dille anlatmaya çalışıyorum. Eğer içerik faydalı olduysa kanala abone olarak destek olabilirsiniz. Serimizin bir sonraki videosunda, yine sistem performansını doğrudan etkileyen bir konuyu ele alacağız: 16 GB RAM yeterli mi, yoksa 2026’da kimler 32 GB RAM’e geçmeli?

Sonraki makalede görüşmek üzere.

By mgm

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir